8 Eylül 2026, 13:59:31
Dolar 48,4598
Euro 56,3725
Altın 6.868,02
BİST 14.151,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Çar 26°C
Per 27°C
Cum 27°C
Cts 27°C

Bahadır Bulut: ''Hakemin Aklıyla Oynayan Futbolcu!''

Bahadır Bulut: ''Hakemin Aklıyla Oynayan Futbolcu!''
7 Eylül 2026 07:36
469
A+
A-

ANKARA – BHA

Spor yorumcusu Bahadır Bulut, ”Hakemin Aklıyla Oynayan Futbolcu!” adlı yazısında şu ifadelere yer verdi: 

”Adaletin olmadığı yerde rekabet, güvenin olmadığı yerde marka değeri, liyakatin olmadığı yerde ise başarı kalıcı olmaz.

Futbolda da durum farklı değil.

Rekabetin adil, kararların güvenilir, sistemi yönetenlerin ise liyakat sahibi olması gerekir. Aksi halde sahadaki mücadele yalnızca futbolcuların yetenekleriyle değil; hakemin psikolojisi, baskı altında verdiği kararlar ve oluşturulan algılar üzerinden de şekillenmeye başlar.

Büyük takımların futbolcuları Türkiye Ligi’nde risk almaktan korkmuyor.

Çünkü biliyorlar ki Türkiye’de zor karar anlarında, VAR sistemine rağmen hakemin hata yapma ihtimali hâlâ yüksek.

Bazı futbolcular ise bu oyunu çoktan çözmüş gibi…

Hakemle mücadele etmek yerine, hakemin karar mekanizmasıyla oynuyorlar.

Bir itiraz, küçük bir temas, doğru zamanda verilen bir tepki…

Bazen bunların tek bir amacı var:

Hakemin kararını etkilemek.

Medyada oluşturulan algı, verilen çifte standart kararlar, takıma göre değişen düdükler, adama göre çıkan kartlar…

Futbolcu bütün bunların farkında.

Ve bazı futbolcular maç içerisinde yalnızca rakibiyle değil, hakemle de mücadele ediyor.

Daha da ilginci, kimi zaman futbolcu öyle bir hamle yapıyor ki hakem, farkında olmadan kendisini yanlış bir kararın içinde buluyor.

Ardından düdük çalıyor.

Kart çıkıyor.

Ceza geliyor.

Peki bu noktada kim kazanıyor?

Oyunu doğru oynayan mı, yoksa hakemin zihnini daha iyi yönlendiren mi?

Çünkü akıllı futbolcu artık sadece rakibinin zaaflarını değil, hakemin psikolojisini de hesaplıyor.

Hakemin neye nasıl tepki verdiğini…

Baskı altında nasıl karar verdiğini…

Hangi pozisyonda tereddüt ettiğini…

Hangi oyuncunun itirazından etkilendiğini…

Bunların hepsi artık oyunun bir parçası hâline geliyor.

Ve bunun bir bedeli var.

Cesaretli olamamanın cezası…

Karamsar kalmanın cezası…

Baskıyı kaldıramamanın cezası…

MHK’nin hakemin arkasında durmamasının cezası…

Pozisyonu çözememenin cezası…

Kulübü gözünde büyütmenin cezası…

Bu cezaların hepsini futbolcu sahada kesiyor.

Yorumculara ise sonrasında konuşmak kalıyor.

Asıl sorun belki de burada başlıyor.

Bir hakem sahaya çıktığında kararından emin olamıyorsa, baskı altında kalıyorsa, verdiği kararın arkasında duramıyorsa ve kurumunun desteğini hissedemiyorsa…

O maçta otoriteyi kim belirliyor?

Hakem mi?

Futbolcu mu?

Peki gerçekten hakem futbolu yönetiyor mu?

Yoksa Türkiye’de bazı futbolcular, hakemi de oyunun bir parçası hâline getirip onu mu oynuyor?

Belki de asıl mücadele 90 dakika boyunca sadece sahada yaşanmıyor.

Asıl mücadele, bazen hakemin zihninde yaşanıyor.

İşte bu nedenle futbolun yalnızca adil olması yetmez.

Adaletin hissedilmesi gerekir.

Hakemin kararının arkasında durabilmesi, futbolcunun karar mekanizmasını yönlendiremeyeceğini bilmesi ve kurumun kendi hakemine güven vermesi gerekir.

Çünkü adaletin olmadığı yerde rekabet, güvenin olmadığı yerde marka değeri, liyakatin olmadığı yerde ise başarı kalıcı olmaz.

Esen kalın, sporla kalın.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.