Covid Dünyası
Yapılanlar uluslararası stratejimi yoksa ulusal hata mı ?
Çok da uzak olmayan bir tarihte İtalya sahillerine yakın bir noktada, uluslararası gezintisini tamamlamak üzere olan turistlik bir gemi batma tehlikesi geçirmişti. Gemiye yardıma yetişen İtalyan kurtarma ekipleri tahliye için sırasıyla çocuklar, kadınlar, yaşlılar şeklinde olması gereken prosedürü uyguladılar. Çok küçük bir farkla tabi ki. Önce İtalya vatandaşları ve sonra acil durum kurtarma sırasına uygun olarak prosedür yerine getirildi.
Anlattığım olaya bütün olarak bakarsak şayet; korona salgını döneminde yaşanılan uluslararası durumlar iki farklı şekilde değerlendirilebilir.
Kullanım zorunluluğu olan maskelerin, eldivenlerin yeterlilik ve üretim standartlarına hiç girmeyeceğim. Bu alanda üretim yapan küçük esnaflara uygulanan baskıları, yaşanılan mağduriyetleri de gündeme almayacağım. Ancak şu bir gerçek ki halka maske dağıtımı tam anlamıyla başarısız olmuştur. “Acaba sadece bana mı gelmedi bu maskeler?” diye düşünerek birçok kimseye sordum durumu. Takribi 100 kişiden sadece 1 kişi tüm süre boyunca sadece 1 kez almış, bir kullanımlık maskeden sadece 5 adet.
Acil durum, Afet ve Kriz durumlarında uygulanması gereken yollar bellidir. Tüm dünya ülkelerinin birbirlerinin kargolarına el koyduğu dönemde ülke olarak kimseden medet beklemedik. Bu güzel bir durumdu elbette. Ne yazık ki beyanların aksine, ülke içerisinde de gereklilikleri yeterince gerçekleştirdiğimiz söylenemez. Makam araçlarının bagajlarında kolilerce stoklanan maskelerin, vatandaşa yeterince dağıtıldığı ifade edilemez maalesef.
Diğer bir açıdan bakıldığında ise uluslararası anlamda çok stratejik bir hamle yapıldı. Üyesi olduğumuz NATO, BM gibi oluşumlarda daha öncelerde, ülkemizin söylemlerine ve isteklerine karşı çıkan birçok ülkeye el uzattık. Yardımlar gönderdik. Bu sayede ülkelerin yöneticilerinden ve halklarından sıcak dönüşler aldık. Şimdi ise bunu sürdürmemiz geliştirmemiz önem içermektedir. O ülkelerde bulunan vatandaşlarımız, diplomatlarımız, politikacılar, iş insanları, stk’ lar, sosyal paylaşım ağları ve basın kuruluşları aracılığıyla durumu daha geniş kitlelere ulaştırmak, lobi faaliyetlerini profesyonelce sürdürmek gerekli.
Tabi bu yardımları yaparken yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da birçok ayrıntıyı gözden kaçırdık. Örneğin kimi ülkeler yardımları “kullanılamaz standartlarda” diyerek iade etti. Kimi ülkeler ise zaten ihtiyacı olmayan gönderilerimizi, bizim istemediğimiz ve istemeyeceğimiz taraflara yönlendirdi. Bazı ülkelere gönderdiğimiz yardım kolilerinde ise Türkiye Cumhuriyeti ibaresi ve Türk bayrağının yanına A.B.D., İsrail, A.B. bayrakları eklendi.
Sonuç olarak beyanlar kadar olmasa da bir şeyler yapıldı, yapılmaya çalışıldı. Bu emeklerin heba olmaması içinse şuan insanların unutmasına engel olmak ve ilişkileri güçlendirmek adına çok ciddi uluslararası mesai yapılması gerekir. Libya konusunda yapılan doğru adımların, doğru şekilde sürdürülmesinin öneminde olduğu gibi.
Uzun yıllar gündemde kalacağı ve etkisini sürdüreceği düşünülen salgının ülkemizden, insanlarımızdan bir an önce uzaklaşması, silinmesi duası ile …