15 Ekim 2026, 19:45:13
Dolar 49,4176
Euro 55,5586
Altın 6.608,08
BİST 12.081,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 16°C
Pts 17°C

Adalet Başka Hukuk Başka

Sesli Dinle

Vay halimize ve hatta çarpık, haksız eylemleriyle süslü söylemleri arasındaki devasa farkın mimarı kimselere vay ki vay.

Adalet Başka Hukuk Başka
9 Eylül 2024 15:35
8.258
A+
A-

Selam olsun siz satır dostlarıma. Adalet ve hukuk kavramları birbirinden farklıdır. Adalete hizmet araçlarının başında gelir hukuk. Hukuk fakültesi, hukuk eğitimi gibi tanımlar malumunuz. Adalet fakültesi diye bir unvan yoktur aynen Hukuk Bakanlığı olmadığı gibi. Adalet Bakanlığı’dır, hikmeti isminde mevcut kurumsal yapı.

İçinde bulunduğumuz sınırlı süreli dünya hayatı neticesinde; inancımızda belirtilen bir yargılanma süreci bizleri bekler. Referans, torpil, unvan gibi ayrıcalıkların olmadığı, her bireyin eşit olduğu ve hak sahiplerinin hakkını alma rızasının gözetildiği…

Yani dünya yaşamımızdaki süslü söylemlerin, makamların fayda etmediği dokunulmazlıkların, korumaların, sayısız ayrıcalığın olmadığı, mazlumla zalimin eşit şartlarda yüz yüze geldiği bir mahkeme, duruşma gününü bekler.

Savcı, hakim, bürokrat, bakan filan fark etmiyor. Hüküm ve ceza verildiğinde; misal zebani ensenden tutup infazı sağlıyor. Dünyada mevki ve makamları sebebiyle görevlerini ihmal edenlerin arttırılmış cezalara çarptırılması da mümkün sanırım. Vay halimize ve hatta çarpık, haksız eylemleriyle süslü söylemleri arasındaki devasa farkın mimarı kimselere vay ki vay.

Biraz düşündürücü, kimileri için ürkütücü, kimileri içinse sabırsızlıkla beklenen bir duruşma günü sanırım.

Hafızamızı dinç tutmak adına adalet ve hukuk, yargılama, hüküm verme ve devlet olma sorumluluğunun büyüklüğü namına birçok hikâye anlatılır. Onlardan bir tanesi benim satırlarımın nakışı olsun.

Adamın biri Müslüman mezarlığına ölü bir köpek gömer. Görenler onu kadıya şikâyet ederler. Kadı adamı çağırtır ve işin aslını sorar.

Adam; “Doğrudur, öyle yaptım köpeğin bana vasiyeti böyleydi, vasiyeti yerine getirdim” der.

Kadı; “Sen bizim aklımızla alay mı ediyorsun efendi?” diye çıkışır.

Adam; “Hayır efendim, aynı zamanda kadıya da 10.000 dirhem vermemi vasiyet etti” der.

Bunu duyan kadı hemen;

“Rahmetli köpeğin ölümü bizi ziyadesiyle üzdü” der.

İnsanlar “kadı”nın değişen bu tavrına hayret ederler.

Kadı onlara der ki; “Bu durum sizi hayrete düşürmesin, köpeğin geçmişini araştırdım Ashab-ı Kehf köpeği Kıtmir’in soyundan geldiğini keşfettim.”

Uzunca zaman önce “Oyunun Kurallarını Bozmak” başlıklı yazımda Ali Erdoğan’ın basına yansıyan karakol kavgası olayının iç boyutunu özetle anlatmıştım. Aynı yazımda ceza başta olmak üzere kanunların ve de uygulanmasının önemine dem vurmuştum.

Yakın tarihlerde sosyal paylaşım ağlarında bir savcı ile taksicinin tartışmasını ve savcının mağduriyetini ifade ettiği düşüncelerini paylaştığı bir yazı okumuştum. Yine yakın tarihlerde bir savcının ağır şekilde dar  p edildiği görüntüleri de sosyal paylaşım ağlarında izleyenlerdenim.

Kişisel ve anlık menfaatler üzerine kurulu uyarlamalar gün geliyor uyarlayıcılara da dokunuyor. Yukarıda bahsettiğim Mahkeme-i Kübra’dan önce adalet dünyada da türlü şekillerde tecelli edebiliyor. Sorumluluklarımızın farkında olmamızın önemini görmemek mümkün değil.

Gazeteci / İş Güvenliği Uzmanı
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.