15 Ekim 2026, 22:03:29
Dolar 49,4174
Euro 55,4717
Altın 6.604,48
BİST 12.046,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
15°C
Hafif Yağmurlu
Cum 14°C
Cts 14°C
Paz 16°C
Pts 17°C

Hukuk mu Dediniz…

Sesli Dinle

TNB’ne para ve itibar kazandıran proje sahipleri sabote edilecek, kurum zarara uğratılacak, ardından aidatlardan ve devletten gelen ödenekleri hiç edilecek ve saltanat sürülecek, biz hukukçuyuz denilecek, üç beş yetkili veya yakını işe alınacak, her şey kapatılacak. Oh ne güzel dünya…

Hukuk mu Dediniz…
12 Ağustos 2024 15:35
37.529
A+
A-

Selam olsun siz okurlarıma. Bir dostum son köşe yazılarım sebebiyle ziyaretime geldi ve olayın esasını sordu.

Aklıma sizlerin de aynı düşüncede olabileceği geldi, cevabım bu haftaki gündemim olsun.

Bir yakınım emsali olmayan bir proje geliştirerek, sistem üretti. Sistem çok sonra gündeme gelen dijital dönüşüm, karbon salınımı, çevre koruma gibi yasalarla önemini arttırdı. Sistemin içinde yer alan parçaları oluşturarak bütünlüğü sağlayan farklı kurumlar iş ortağı olarak projede yer aldı. Projenin kazancına ortak oldular. Örneğin, kurumların, vatandaşların gereksiz olarak 10 lira ödediği masrafları 1 lira olarak minimize ettiler, maliyetleri ortadan kaldırdılar.

Türkiye Noterler Birliği kendi teklifiyle sistemin içinde yer almış, sistemin önemli bir parçasının hizmet sağlayıcısı olmuş. Ancak iktidara muhalif olan birlik yönetimi genel seçimlerde değişim beklediğinden vatandaşa faydalı projelerin askıya alınmasını talep etmiş. Beklenen gerçekleşmeyince de süren işlerin kendi tekellerinde yapılmasını istemiş. Talimat üzerine ilgili Genel Müdür ve kadrosu yurt genelindeki iş ortakları ve yakınımın kuruluşu hakkında gerçek olmayan iddialarla iftiralar atarak hukuksuz eylemlerle projeleri sabote etmeye çalışmış.

İkinci fasıl; Genel Müdür ve dostları da bu sabote sonrası boşalan iş ortaklığı hak edişlerini, primlerini zimmetlerine geçirmek için kendi planlarını yapmış.

Hukuka aykırı eylemlerle lağvedilen yurt genelindeki muhataplar itirazlara başlamış, kafasını kuma gömen TNB Yönetimi iştirakin başına, seçilemediği için 5 ay önce ayrılan Lütfullah Ulugün’ü tekrar atamış.

Burada da üçüncü fasıl başlıyor. Lütfullah Bey TNB Başkanlığı hedefiyle rakiplerinin aleyhinde belge bilgi toplayan, itibar suikastları yapan biriymiş. Uzun yıllar kendi yönetimindeki kurum şirketine Genel Müdürü atayan da kendisiymiş. Yani film içinde film.

Lütfullah Bey mecbur kalarak mağdur tarafların vekilleriyle görüşmüş. Ardından hukuk dehası olarak yakın tarihli ve birkaç basit konuyu kapsayan aklayıcı soruşturma yaparak lağvedilen tarafları savacağı strateji belirlemiş.

Ancak çırağı olan Genel Müdür ve dostlarının sahte faturalarla vurgunlar yaptığını bilmediğinden plan sarpa sarmış. Genel Müdürü aklayamayınca ilişkileri hasımlığa dönüşmüş.

Mağdurlara yanaşan Lütfullah Bey biraz isim benzerliğinden, sanırım “bir erkeği tehdit etmek, bir hanımefendiyi tehdit etmekten daha kolay” diye düşünerek benimle görüşmek istedi. Bu görüşmede konuların kapatılmasının mağdurların lehine olacağını, hukuk camiasında kendilerine işlem yapılmasının mümkün olmadığını, hatta kendisinin İstihbarat teşkilatı yöneticisi olduğunu söyleyerek TNB’nin bu proje sayesinde büyük kazanç elde edeceğini, bunun kendi başkanlığı döneminde daha mümkün olduğunu söyledi. Bu karmaşa arasında kalan mağdurlar gibi ben de sürecin sürüklediği isimlerden oldum. Kendisini MİT Müdürü olarak tanıtan kimselerin tehditleri üzerine konuyu araştırmaya başladım.

Meğer Lütfullah Bey’in Daire Başkanı diye bahsettiği kişi ve ortakları yani TNB’yi dolandıran bu kişiler hiçbir şeyden haberi olmayan bir bakanın kardeşini de bu işin içine çekmişler. Bakan kardeşi, Büyükelçi bacanağı ittifakıyla güçlendirmiş kadroyu. Parayı duyan ortak olmuş.

Gerçek devlet görevlilerinin davetiyle götürüldüğüm toplantıda bu vurgunların tamamlanabilmesi için benim infaz edilmem kararı verildiğini öğrendim. Büyük dolandırıcılar memleketimin gariban, mazlum çocuklarını tetikçi yapmaya çalışmışlar. Şükür ki gerçek devlet görevlileri müdahale ederek sorunu çözmüşler. Ben de eski meslektaşımız, Bakan Yardımcımla görüştüm, sağolsun Allah’ın verdiği canı bağışlayarak bana güven verdi.

Dört yıllığına seçilen Türkiye Noterler Birliği yönetimi yaş haddi, istifa gibi nedenlerle boşalan üyelikler için iki yılda bir genel kurulla seçim yapıyor. Başkanlık Divanı seçilen üyelerin kendi pazarlıkları ve anlaşmalarıyla belirleniyor. Bu dönemin üyesi sonraki dönem sayman üye, yeni dönem başkan vekili, mevcutta başkan oluyor. Yani okul yıllarından başlayan tanışıklıklar halef selef ilişkileriyle gelişiyor ve tepede birleşiyor. Yöneticiler vakıf ve şirketlerin de yöneticisi oluyor.

Mağdurların görüş aldığı M.S., O.B, M.F., S.E., T.İ.K., Ö.B, A.Ç., S.K., F.E., H.A., B.S., M.E., B.A., A.E., Ş.M., Ş.T., C.C., M.H.B., M.E., M.M., B.T., Ş.F., V.B., A.T., T.D. gibi üstat sayılan değerli hukukçular, başta görevi kötüye kullanma ve maddi kayıplar olduğunu cezai ve hukuki yönleriyle sunmuşlar. Mağdurlara kurum önünde basın açıklaması yapın tavsiyesinde bulundum.

İçlerinde yakınımın da bulunduğu TNB’nin mağdurları gibi Lütfullah Bey sayesinde içine çekildiğim karmaşa sebebiyle görüştüğüm kişiler kendi doğrularından şaşması mümkün olmayan Hz. TNB yönetimine bir şey olmaz dedi. Bu özgüvenin kaynağını araştırdım.

Seçim sistemi sayesinde yönetim sürekli sarmal halde kalıyor, sonuç kimi isimlerin ittifakıyla en büyük güç olan “Suç Ortaklığı” olabiliyor.

Birliğin bağlı bulunduğu Adalet Bakanlığı ve yargı camiası bu kimselerin okul arkadaşlarından oluşuyor. Birlik yönetimine yerleşen vekil maaşından fazla geliri olan “As Başkan” lakaplı emekli bürokrat varmış. Emekli olmak üzere olan bürokratlar da TNB de görev hedefliyormuş. Ne önemi olabilir ki…

Bir Genel Müdürlüğün ikinci ismi kardeşini rica minnet TNB’de işe başlatmış, yakın tarihte kuzeni de alınacakmış söz verilmiş. Hukuktan üstün mü bu minnetler?

Bakanlıkta daha üst düzey dostluk bağları da varmış. Bu iddialarla açıklanıyor Cumhurbaşkanına küfür edilmesine rağmen dokunulmaz olunması gibi konular.

Muhabir arkadaşlarıma; Hukukun kılıf yapıldığı hukuksuzluklara son vermek adına sınıflara ayrılan Noterliklerde şerefiyle, haysiyetiyle vazife yapan noterlerden alınan yüzdelerle bütçelenen birlik yönetiminin, yüksek gelirli adresleri işgal eden 1. sınıf noterlerin usulsüz işlemlerini haber yapalım, nahoş ilişkiler, video veya görsellerden uzak kalalım dedim.

Ali’nin ortağı kıymetlisini müdür yapmış, sarı ceket kombiniyle ışıldayan, Konyalının emaneti dokunulmazmış, hayalperest Başkancık antika aracını kurum garajında saklıyormuş, kurum kapısında darp edilen, emanet de olsa beyaz kıyafet giyemeyen sevmediği çalışanları işten attıran başkan değerlisi, başa geçmiş gibi konular bizi ilgilendirmemeli.

Yolsuzluklar, cinsel taciz, tecavüz şikâyetleri, işe başlatmak için vaatte bulunulan insanlar, yüzlerce milyonluk sigorta yolsuzluğu, ihalesiz satın alınan serverler, teknik donanımlar, bakımlar, yüksek bedelle alınan arsalar ve daha yüksek bedelle yönetici yakınlarının yaptığı inşaatlar, yönetici yakınlarının iş bitirmeleri, tesciller ve daha niceleri gerçek haberler… Son 5 yıl hesaplamalara göre takribi 10 milyar TL.

Kurum içinde en başta devlete, meslektaşlarına zarar veren bu hukuksuzluklardan, tacizlerden zulümlerden bıkmış çok insan var.

TNB’ne para ve itibar kazandıran proje sahipleri sabote edilecek, kurum zarara uğratılacak, ardından aidatlardan ve devletten gelen ödenekleri hiç edilecek ve saltanat sürülecek, biz hukukçuyuz denilecek, üç beş yetkili veya yakını işe alınacak, her şey kapatılacak. Oh ne güzel dünya…

Misafirimi “umarım anlatabilmişimdir, kafaları kumdan çıkarmasın kimse” diyerek uğurladım.

Gazeteci / İş Güvenliği Uzmanı
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.