Gizlenemeyenler…
Bakalım kendilerini hukuktan üstün, yargıyı etkisi altına alabilecek, eylemleri karartacak, haksızlıkları örtbas edecek, siyasileri aldatacak veya dünkü çocuk dedikleri bürokratları vaatleriyle yönetecekleri gafletine düşenlerin akıbetleri ne olacak!…
Selam olsun okurlarıma, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’un teşekkürlerine mazhar olan kaybeden TNB yönetiminin karnesine göz atalım. Oda Yönetim Kurullarında başlayan, Birlik Yönetim Kurulunda sonlanan mesailerinde basına yansıyan ve itiraz edilemeyen haberlere göre;
- Cumhurbaşkanına, Devlet görevlilerine sinkaflı sözlerle hakaret edilmesi ve sorumluların korunması,
- Bakanların, Siyasi Parti Genel Başkan Yardımcılarının ve hatta Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürünün isimlerinin kullanılarak, ilişkilendirilerek usulsüzlüklerin örtbas edilmeye çalışılması,
- Birliğin zarara uğratılması,
- Yolsuzluk ve aşk skandalları kahramanlarının birlik ve iştiraklerine atanması,
- Birlik iştiraklerinin kadın müteşebbislerden oluşan kamu hizmeti veren temsilciliklerinin hukuksuzca sonlandırılması,
- Sahte fatura ve belgelerle yapılan vurgunlar,
- Eş veya As Başkan namıyla uçuk ücretlerle atamalar,
- T.B.M.M. ziyaretlerinde Yönetim Kurulu Üyelerinin itirazı sebebiyle Meclis kapısından döndürülen Baş Danışman Tosun’un apar topar Genel Sekreter olarak atanması,
- İyileştirme bekleyen, eylemlerle seslerini duyurmaya çalışan personele fişleme ve işten çıkarmalar yapılması,
- Bakanlıklar yetkililerine gerçek dışı sunumlarla suçlardan kaçınılmaya çalışılması,
- Kurum hafızasını silmek, eylemleri örtbas edebilmek adına tanık üst düzey yetkililerin işten çıkartılması,
- Kendisini istihbarat kurumları yetkilisi gibi tanıtan bazı noterler,
kamuoyuna yansımış açık listedir. Basına yansıyan, kamu görev ve yetkileriyle yapılan Cumhurbaşkanına küfür edilmesi dahil haber başlıkları nedeniyle Basın Savcılıkları veya ilgili Savcılıklar ihbar kabulüyle soruşturma, kovuşturma başlattı mı, Adalet Bakanlığı teftiş veya denetim yaptı mı bilinmiyor. Ancak bilinen o ki TNB Yönetimi itiraz edemediği haberler sebebiyle disiplin veya teftiş kurullarını çalıştırmadı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açılış konuşmasını yaptığı, Yargıtay, YSK ve Bakanlık yöneticilerinin katıldığı Genel Kurulun başladığı gün Gazeteci Atilla Sağım bir haber yayınladı. Hukuksuzlukları gözler önüne seren kayıtları paylaştı. Gazeteci Talat Atilla ve Abdullah Cengiz’in imzalarını taşıyan haberlere ek olarak Sağım’ın haberi kulislerin gündemi oldu. Sinan Ateş suikastı ve Hasan Doğan’a kurulan kumpaslar haberleriyle tanınan Atilla Sağım, TNB içindeki olayların daha farklı boyutlara ulaşacağının sinyalini verdi.
Peki, Genel Kurulda neler oldu?
“Seviyesizliklerin seviye atladığı, emsali görülmemiş Genel Kurul yaşandı” sözleri katılımcılara ait. Gece yarılarına kadar süren, noterleri ve birçok kimseyi ilgilendiren konuların gizlilik kararı alınarak görüşülmesi ilginçti.
Emine Çağlayan’ın prensi, bürokratların abisi “As Başkanın” maaşları, görevleri gündemlerin önemli konularından oldu. Söylentilere göre bu kimseler, Divan’ın kurulmasını bekliyorlarmış atılmadan istifa etmek için. Tabii bugüne kadar edinimler cepte kalarak.
Emine Çağlayan’ ın anlam verilemeyen eylemlerinden iştiraklere yapılan dış atamalar da gündemdeydi. Atanan kişiler Genel Kurul süresince protokolde oturdular. Ta ki kendilerine soru yöneltilene kadar. Divanın sorularına cevap vermekten, talep edilen belgeleri sunmaktan kaçan bu yöneticiler yeni dönemde hesap verirler mi bilinmez. Fakat meslektaşlarına karşı yaptıkları zulümlerle intiharlara neden olan nahoş eylemler akıllarda ki yerini koruyor. Çalışanları hor gören ve cinsel taciz şikâyetlerinde sanık olan bu kimselerin hadsiz özgüvenleri, meslektaşları ve kurum çalışanlarınca eleştirilmekte, rahatsızlık duyulmakta.
“Değişimciler olarak anılan yeni yönetim geçmişin sorunlarını çözebilecek mi, gerçek başarılara imza atabilecek mi ?” zaman gösterecek. Fakat umut ışığı olduğu hezimete uğrayan tarafın feryatlarından anlaşılıyor.
Yönetime yeni seçilen Müberra Hanım, eski yönetimin aksine, duyarlılığıyla tanınıyor. Deprem felaketinde noterleri organize ederek gönüllü yardımlarla depremzedelere verdiği destekler camianın gönlünü kazanmasını sağladı.
En yüksek oyla seçilen Seran Hanım tecrübesiyle bilinen isim, Ahmet Alıcı’ya rakip, Başkan olma ihtimali en yüksek Yönetim Kurulu Üyesi.
Gülsüm Hanım da geçmiş dönemde görevde bulunmuş tecrübeli isimler arasında, sürprizlere açık başkan adayı.
“Ben olsam yerdim” söylemlerinin, ikinci ismin hüznünün, yayınlanan haberlerin örtbas edilmesinin, koltuk direnişlerinin, tatile gideceğim Yönetim Kurulu toplantısını askıya alın taleplerinin, kavgaların yaşandığı TNB tarihine geçen genel kurul bitti.
Yeni Yönetim Genel Sekreter olarak Dursun Cin’i getirecek söylentilerini mantıklı bulmuyorum. Dursun Cin yaş tespit talebine rağmen emekliliğe sevk edildi.
Diğer ihtimal ise İbrahim Gül. Bu ihtimal de zayıf, nitekim Gül’de eski Genel Sekreterlerden ve Ankara’nın oldukça yoğun avukatları arasında yer alıyor. Ekranlarda görülmeye alışılan isim oldu.
İnşaat firmalarının vazgeçilmezi, Ankara’nın gözde adresi, devlet büyüklerinin ve istihbarat kurumlarının adını ağzından düşürmeyen, ortam kaydetme tutkusu bilinen usule aykırı atanmış ulu yöneticilerin akıbeti de merak konularından.
Yayınlanan haberlere yapılan okur yorumlarında ki gibi gazetecilere gönderilen belgelerle yeni ihbarlar yapıldığı da ayrı bir detay.
Cimer ve Adalet bakanlığı kayıtlarında şikâyetler olduğu da rivayetler arasında. Bakalım kendilerini hukuktan üstün, yargıyı etkisi altına alabilecek, eylemleri karartacak, haksızlıkları örtbas edecek, siyasileri aldatacak veya dünkü çocuk dedikleri bürokratları vaatleriyle yönetecekleri gafletine düşenlerin akıbetleri ne olacak!…