4 Ekim 2026, 20:05:21
Dolar 49,1263
Euro 55,3190
Altın 6.542,72
BİST 12.270,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Pts 21°C
Sal 21°C
Çar 21°C
Per 20°C

Denizolgun dosyasında yeni iki iddianame: “Yok” denilen otopsi videosu bulundu

Denizolgun dosyasında yeni iki iddianame: “Yok” denilen otopsi videosu bulundu
4 Ekim 2026 09:34
324
A+
A-

İSTANBUL – BHA

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada, 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamelerden biri, otopsi videosuyla ilgili yazışmalardaki çelişkilere, diğeri ise olay tarihinde özel doktor olduğu belirtilen Nurettin Demirkol’un 2026’daki ifadesi ile 2016 tarihli kayıtlar arasındaki farklılıklara ilişkin oldu.

“Video yok” denildi, aynı gün “var” cevabı geldi

Başsavcılık, 2026 yılında Adli Tıp Kurumundan Denizolgun’un otopsisine ilişkin video kayıtlarını istedi. Kurumdan 16 Temmuz’da gönderilen yanıtta video kaydının bulunmadığı bildirildi.

18 Ağustos’ta ise Denizolgun’un mezarının açılmasına ilişkin fethi kabir kararı alındı. Aynı gün Adli Tıp Kurumundan bu kez otopsi videosunun bulunduğu ve kayıtların Başsavcılığa gönderildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan’ın ifadeleri alındı. Savcılık, video kaydı mevcut olmasına rağmen “video yok” şeklinde cevap verildiği değerlendirmesiyle 3 görevli hakkında TCK 204/2 kapsamında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçundan dava açtı.

Özel doktorun ifadesinde çelişkiler tespit edildi

İkinci iddianame ise olay tarihinde özel doktor olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında hazırlandı.

Demirkol’un 26 Ağustos 2026’daki ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığı, ölümü şüpheli değerlendirmediği ve olay yerinde yalnızca iki kişinin bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.

Ancak savcılık, 155 kayıtları, HTS verileri, olay yeri tutanakları ve 2016 tarihli belgelerde farklı tespitlere ulaştı. 155 kayıtlarında polisi arayan kişinin Demirkol olduğu ve kendisini “ailenin hekimi” olarak tanıttığı belirtildi.

Demirkol’un 2026’da Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini söylediği, 2016 tarihli tutanakta ise Denizolgun’un ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve kanın yastığı ıslattığını söylediğinin kayıt altına alındığı aktarıldı.

Savcılık, Demirkol’un yeminli ifadesinin çeşitli kayıt ve beyanlarla çeliştiği değerlendirmesiyle hakkında TCK 272/3 kapsamında “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açtı.

İki iddianame de 2 Ekim’de düzenlendi

Demirkol’un 4 Eylül 2026’da tutuklandığı ve iddianamenin düzenlendiği tarihte tutukluluğunun sürdüğü belirtildi.

Her iki iddianame de 2 Ekim 2026’da düzenlenirken, Adli Tıp görevlileri hakkındaki dosya Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine, Demirkol hakkındaki dosya ise Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamelerde yer alan suçlamalar, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar isnat niteliği taşıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.