Bir Cinnet Herşeyi Çözer
En alttan en üste kadar makamda olan yetkililerin taşıdıkları vebali muhakeme etmeleri gerek. Kim ki Fatih Sultan Mehmet gibi “kimsesizim, medet” diyerek feryat eder ise onun vebali sorumluları helak eder. Yılmaz Tunç’un dediği gibi elbet “İlahi Adalet” gerçekliği de var.
Selam ederim siz satır dostlarıma. Önemli görevlerde bulunmuş bir tanıdığım bayram tatiline rağmen görüşmek istediğini belirtti. Acil demesi üzerine artan merakımla kendisini davet ettim. Elinde kocaman bir dosyayla gelmişti.
Yurt dışına çıkacağımı duymuş, yurt dışından yayın yapanlar kervanına katılacağımı düşünmüş. Yolsuzluk, usulsüzlük, yüzlerce milyonluk vurgun, PKK, DHKPC, Fetö ile bağlantılı kişilerle veya şirketlerle yapılan ticari faaliyetler, gizli aşklar, uygunsuz ilişkiler, görev veya gezi adıyla yurt dışı gezilerinde yapılan eğlenceler, gece hayatları, eskortlar ve daha bir yığın içeriklerin olduğunu belirttiği klasörü bana vermek istediğini söyledi.
Yurtdışı seyahatimi sevdiğim bir canın rahatsızlığı sebebiyle zorunlu olarak ertelediğimi ifade ettim ayrıca seyahatimin sınırlı süreli olacağını yani geri döneceğimin altını çizdim.
Yurtdışından yapılan yayınların faydalı olduğuna inanmadığımı belirttim. Helal edilmiş, alacaklı olduğumuz Sedat Peker’in yayıncılık tarihine ilklerle geçen yayınlarından konu açtık. Mevla zürriyetinden yüzünü güldürsün, kendisini tanımam, baba tarafından Abhaz olmam sebebiyle sanırım alacağımız dostane sebeplerle ödeme listesine girmemiş olsa gerek. Kendisi onca konuyu ifşa etti peki sonuç ne oldu?
Son dönemin ünlülerinden Muhammet Yakut. Onu da direkt tanımam ancak çok yakın bir dostumla aynı lisede aynı sınıfta aynı sırada okuduğunu gençlik anılarını bilirim. Yakut da bir yığın konuyu gündeme getirdi, peki ya sonuç?
Erk Acarer yurt dışından yayın yapan isimlerden, onu da tanımam ortak bir dostumuz olduğunu bilmem dışında. Kendisi yayın konularının yayınlanması veya yayınlanmaması adına akçeli ilişkilerde adı geçmeyen ender isimlerden. Gündeme getirdiği konuların akıbeti ne oldu?
Hiç tanımadığım Cevheri Güven, gençlik yıllarımdan tanıdığım Tarık Toros gibi onlarca isim sayılabilir. Sorularıma yanıt sessizlik oldu.
Kendi adıma ve kendi doğrularım adına bunu faydalı veya doğru bulmuyorum. Yurtdışında olduğum zamanlarda ülkeme, iktidara, halkıma eleştirel olmaktan kaçınmışımdır. Eleştiriyi kendi içimizde yapmayı doğru buluyorum.
Klasörün kapağını açmadan iade ettim. Olumsuz haberlere mümkün olduğunca uzak kalmaya çalıştığımı hatırlattım. Şayet haber yapacaksam da bunu ülkemdeyken yaparım, ülkemde dürüst ve hakkaniyetli devlet adamlarının varlığına inanıyorum dedim.
Bayram içerisinde bir dostumun babası vefat etti. Merhumun kefenlenmesi, namazı, defni 1 saat sürmüştü. Sürenin sonunda mezarlık terk edilmiş, taziye evinde ikramlar başlamıştı. Defin sonunda babamın kabrini ziyaret ettim ve dönüşte tekrar dostumun babasının defin alanına geldim. Yanımda bulunan meslektaşımla birbirimize baktık. İkimizin de mesleki arşivi kalındır. Her şey bunun için mi diyebildik sadece. Onca hırs, kavga, savaş, hırsızlık, ahlaksızlık, haksızlık bunun için mi? Bir ömrün uğurlanması için toplam süre 1 saat ve toprak altındasın.
Bu durumu anlattım misafirime. Savaşın sonucu tek gerçekliktir, taraflar herşeyini kaybeden ve daha az kaybeden olarak ikiye ayrılır, kazanan yoktur. Kısacık ömrümüzü huzur ve sulh ile geçirmek daha akılcı olmalı. Tabii misafirime takılmadım da değil, o dosyanın daha kalını bende de var, birleştirelim mi “Dondurmam Kaymak” filminin unutulmaz repliği “Bir Cinnet Herşeyi Çözer” dediğimde az da olsa tebessüm edebilmiştik.
Bir sohbet odasında MAK Danışmanlık Merkezi Başkanı Sayın Mehmet Ali Kulat beyin konuşmasını dinledim. “Yapılan araştırmalar ile takribi rakamlarla ülkemizde 1,5 milyon adli olarak aranan şahıs, nüfusun ¼’ü seçme, seçilme gibi haklardan yasaklı, 400 bin hükümlü, 2 milyon hükmün açıklanmasının ötelenmesi, 5,5 milyon davalı- davacı” olduğunu söyledi.
Rakamların büyüklüğü karşısında şahsi düşüncem ülkemizde hukuk sorunu yok, siyasilerin de sorumluluğu bizler kadar değil. Ülkemizde en büyük sorun ahlak, en büyük sorun kanunların uygulanmaması, uygulamayanların caydırıcı cezaları almaması olsa gerek. Hukuk arayışlarının hukuk dışı yollarla umut edilmesi konusu sadece siyasetçilerin veya yöneticilerin sorumluluğunda olan bir konu değil.
En alttan en üste kadar makamda olan yetkililerin taşıdıkları vebali muhakeme etmeleri gerek. Kim ki Fatih Sultan Mehmet gibi “kimsesizim, medet” diyerek feryat eder ise onun vebali sorumluları helak eder. Yılmaz Tunç’un dediği gibi elbet “İlahi Adalet” gerçekliği de var.