AKK Ankara'ya İz Bırakanlar'ın konusu Devrim Otomobili oldu
Ankara-BHA
Ankara Kent Konseyi (AKK), yoğun ilgiyle takip edilen Ankara’ya İz Bırakanlar serisinde Başkent ve ülke tarihine damgasını vuran değerleri okuyucularla buluşturmaya devam ediyor. Serinin yeni konusu; Türkiye’nin otomobil hayalinin Ankara’daki ilk yolculuğu, bir depo benzinden çok daha büyük bir hikâye Devrim Otomobili oldu.
Eskişehir’de doğdu Ankara’da tarihe geçti
Türkiye, kendi otomobilini üretmenin hayalini kuruyordu. Eskişehir Demiryolu Fabrikalarında Türk Mühendis ve işçileri, yalnızca 129 gün süren bir çalışma eşliğinde dört otomobil üretti. Adları daha sonra tek bir kelimede birleşecek olan Devrim. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirilen otomobiller trenle Ankara’ya getirildi. Çünkü bu büyük mühendislik iddiasının görücüye çıkacağı yer, yine bir umudun Başkentiydi.
Ve Devrim, Ankara yollarına çıktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünden Anıtkabir’e uzanan o yolculuk, yalnızca birkaç kilometrelik bir otomobil yolculuğu değildi, bir ülkenin “biz de yapabiliriz” deme cesaretiydi. Ancak tarihin hafızasında bazen küçücük bir ayrıntı, büyük bir başarının önüne geçer. Devrim’in deposundaki benzin tükendi, otomobil durdu.
Kilometrelerle ölçülemeyecek cesaret örneği
Manşetlerde konuşulan benzin olayı, 129 gün süren bir azmin ve başarının önüne geçerek, bir cesaret örneğinin arka plana atılmasına sebep olmuştu. Devrim kısa süreliğine durmuştu belki ama Türkiye’nin yerli üretim hayalini durdurmadı.
Ankara’da birkaç kilometre yol alan o otomobil, geride kilometrelerle ölçülemeyecek, kadar uzun bir serüven bıraktı, çünkü bazı araçlar insanları bir yerden bir yere taşır, bazıları ise, bir ülkenin hayallerini geleceğe taşır.
Devrim, Türkiye’nin “yapabiliriz” cesaretinin ilk güçlü sembollerinden biri oldu, Devrim, bir hayalin başlangıcıydı, Devrim Otomobilinin yaşattığı üretim cesaretinin ve ruhunun yerli üretimde sonsuz olmasını temenni ediyoruz.