20 Ekim 2026, 12:42:59
Dolar 49,5755
Euro 55,7087
Altın 6.599,24
BİST 11.430,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Çok Bulutlu
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çar 20°C
Per 21°C
Cum 21°C
Cts 19°C

Paranın izinde 2 bin 600 yıllık miras: Sardes

Paranın izinde 2 bin 600 yıllık miras: Sardes
20 Ekim 2026 07:24
235
A+
A-

MANİSA – BHA

Paranın tarihine yön veren bir uygarlığın başkenti, devasa savunma surları ve ovaya yayılan kraliyet mezarları… Manisa’nın Salihli ilçesindeki Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, Anadolu’nun antik çağdaki ekonomik, siyasi ve kültürel geçmişini yansıtan önemli miras alanları arasında yer alıyor.

Lidya Krallığı’nın başkenti olan Sardes, altın ve gümüşten üretilen erken dönem sikkeleri, anıtsal yapıları ve farklı uygarlıklar boyunca devam eden yerleşim geçmişiyle tanınıyor. Antik kent ve kuzeyindeki kraliyet mezarlığı Bin Tepeler, 12 Temmuz 2025’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedildi.

Paranın tarihini değiştiren uygarlık

Sardes’in dünya tarihinde öne çıkmasının başlıca nedenlerinden biri, Lidyalıların madeni para kullanımının gelişimindeki rolü.

MÖ 7’nci yüzyılın sonlarına doğru Lidya’da altın ve gümüş alaşımı olan elektrondan üretilen erken dönem sikkeler kullanılmaya başlandı. Standart ağırlık ve işaretler taşıyan bu sikkeler, ticaretin gelişiminde önemli bir dönüm noktası oluşturdu.

Sardes’te ortaya çıkarılan altın işlikleri ve arıtma tesisleri de kentin değerli madenlerin işlenmesindeki konumunu gösteriyor.

Lidya Krallığı’nın en tanınmış hükümdarlarından Krezüs, diğer adıyla Karun, antik kaynaklarda büyük zenginliğiyle anılıyor. Bu nedenle Sardes, tarih boyunca yalnızca siyasi bir başkent değil, zenginlikle özdeşleşen bir kent olarak da tanındı.

20 metre kalınlığında savunma surları

Sardes, antik dönemde güçlü savunma sistemiyle dikkat çeken kentlerden biriydi.

UNESCO Türkiye Millî Komisyonunun verilerine göre kenti çevreleyen anıtsal surların kalınlığı yaklaşık 20 metreye ulaşıyordu. Günümüze ulaşan bazı bölümleri ise 10 ila 14 metre yüksekliğini koruyor.

Bu yapılar, Sardes’in Lidya Krallığı dönemindeki siyasi ve askerî önemini yansıtırken kentin savunmasına verilen önemi de ortaya koyuyor.

Lidya egemenliğinin sona ermesinin ardından Sardes, Pers, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemini korudu.

Antik dünyanın anıtsal yapıları

Sardes’te günümüze ulaşan yapılar, kentin farklı dönemlerde geçirdiği dönüşümü gözler önüne seriyor.

Artemis Tapınağı, antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri olarak öne çıkıyor. İon düzenindeki büyük tapınak, anıtsal sütunları ve mimari özellikleriyle antik çağın önemli dinî yapıları arasında bulunuyor.

Roma Dönemi’ne ait hamam-gymnasium kompleksi ise spor, eğitim ve sosyal yaşamın bir arada yürütüldüğü kamusal alanlardan biri olarak biliniyor.

Kentteki sinagog da Sardes’in farklı kültür ve inançlara ev sahipliği yaptığını gösteren yapılardan biri. Antik dünyanın büyük sinagog örnekleri arasında bulunan yapı, Roma Dönemi’nde kentteki Yahudi topluluğunun varlığına ışık tutuyor.

Ovaya yayılan 119 kraliyet mezarı

Sardes’in kuzeyinde yer alan Bin Tepeler, Lidya Krallığı’nın ölü gömme geleneklerini yansıtan geniş bir mezarlık alanı oluşturuyor.

Yaklaşık 7 bin 500 hektarlık alana yayılan nekropolde 119’dan fazla tümülüs tespit edildi. İnsan eliyle oluşturulan bu büyük toprak tepeler, Lidya kralları ve soylularının mezarlarını barındırıyor.

MÖ 6’ncı yüzyıldan 4’üncü yüzyıla kadar tarihlenen mezarlık alanı, anıtsal büyüklüğü ve doğal çevreyle kurduğu ilişkiyle dikkat çekiyor.

Tarım arazileri arasında yükselen tümülüsler, Lidya uygarlığının yalnızca kent merkezindeki yapılarla değil, çevresindeki geniş coğrafyayla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

2025’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı

Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, 12 Temmuz 2025’te Paris’te düzenlenen UNESCO Dünya Mirası Komitesinin 47’nci oturumunda Dünya Mirası Listesi’ne kaydedildi.

1731 dosya numarasıyla tescillenen alan, Türkiye’nin listedeki 22’nci Dünya Mirası alanı oldu. UNESCO, alanı 3 numaralı kültürel miras kriteri kapsamında değerlendirdi.

Sardes’teki kent kalıntıları ve Bin Tepeler’deki kraliyet mezarları, Lidya uygarlığının siyasi gücünü, ekonomik gelişimini ve ölüm sonrası yaşama ilişkin geleneklerini aynı coğrafyada ortaya koyuyor.

Antik dünyanın ticaret anlayışını etkileyen sikkelerden ovaya yayılan anıtsal mezarlara uzanan Sardes, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel geçmişinin önemli tanıklarından biri olmayı sürdürüyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.