15 Eylül 2026, 12:18:41
Dolar 48,6372
Euro 56,1668
Altın 6.749,31
BİST 14.235,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Çok Bulutlu
İstanbul
24°C
Çok Bulutlu
Çar 21°C
Per 24°C
Cum 25°C
Cts 26°C

Kapadokya’nın zirvesi: Uçhisar Kalesi

Kapadokya’nın zirvesi: Uçhisar Kalesi
14 Eylül 2026 16:12
181
A+
A-

NEVŞEHİR – BHA

Zirvesi, bölgenin kuş bakışı izlenebileceği tek nokta olarak ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunar. Güvercinlik Vadisi’nden Avanos’a, Ortahisar’dan Göreme Açıkhava Müzesi’ne kadar tüm Kapadokya, kalenin doruğundan bakıldığında ayaklarınızın altındadır.

Doğanın yonttuğu, insanın işlediği

Uçhisar’ın hikâyesi, milyonlarca yıl önce Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ’ın volkanik patlamalarıyla oluşan tüf tabakalarının rüzgâr ve yağmurla şekillenmesiyle başladı. Bu doğal mucizeye insan eli dokununca, kale binlerce yıl boyunca barınak, sığınak, depo ve ibadethane olarak kullanıldı. İçinde oyma küpler, mezarlar, büyük sarnıçlar ve gizli tüneller barındıran kale, adeta bir yeraltı labirenti görünümündedir.

Roma döneminden itibaren oyularak çok sayıda oda ve mahzen haline getirilen Uçhisar, Arap akınlarına karşı önemli bir savunma noktası oldu. Selçuklu ve Beylikler döneminde de stratejik önemini koruyan kale, sınır bölgesinde yer aldığı için “Uçhisar” adıyla anılmaya başladı. 12. ve 14. yüzyıllarda Selçukluların doğu sınırını, Karamanoğullarının ise batı sınırını koruyan kale, bir “uç beyliği” merkeziydi. Osmanlı döneminde II. Bayezid’e teslim edilen Uçhisar, 1530’daki nüfus sayımında yaklaşık 3 bin kişiye ev sahipliği yapıyordu.

İki kuleli gökdelen

Kale, birbirine bitişik iki sivri peribacasından oluşur. Halk arasında büyüğüne “Ağanın Kalesi”, küçüğüne ise “Çavuşun Kalesi” denir. Güneyden 50, kuzeyden 100 metreyi aşan yapısıyla adeta Kapadokya’nın gökdeleni olarak anılır. Zirveden bakıldığında kuzeyde Cevizli Peribacaları, batıda Nevşehir ve Oylu Dağı, güneybatıda Hasan Dağı, doğuda ise Erciyes Dağı tüm ihtişamıyla gözler önüne serilir. Uçhisar, Erciyes ve Hasan Dağı’nın aynı anda görülebildiği tek noktadır.

Kalenin eteklerinden Göreme’ye uzanan Güvercinlik Vadisi, geçmişte halkın tarım için kullandığı en önemli alanlardan biriydi. Vadinin dik yamaçlarına oyulan binlerce güvercin yuvası, yalnızca kuşlara barınak sağlamakla kalmadı; gübreleri Kapadokya’nın üzüm bağlarını ve meyve bahçelerini bereketlendirdi. Bugün ise doğa yürüyüşçülerinin ve fotoğraf tutkunlarının gözde rotalarından biridir.

Modern dönüşüm

1960’lı yıllara kadar kale ve çevresinde yaşayan halk, erozyon ve kaya düşmesi tehlikeleri nedeniyle yeni yerleşim alanlarına taşındı. Ancak tarihi doku kaderine terk edilmedi. Bugün Uçhisar, restore edilmiş taş konaklarıyla butik otellere, sanat galerilerine ve seçkin restoranlara ev sahipliği yapıyor. Bu dönüşüm, beldeyi yalnızca bir turistik nokta olmaktan çıkarıp, prestijli bir yaşam ve kültür merkezine dönüştürdü.

Uçhisar Kalesi, ziyaretçilere eşsiz bir günbatımı manzarası sunuyor. Vadilerin kızıllığa büründüğü bu an, bölgenin mistik atmosferini en güçlü şekilde hissettiriyor. Yerli ve yabancı turistler için Kapadokya gezisi, Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan eksik sayılıyor. Gökyüzüne uzanan silüeti ve vadilerde yankılanan kuş sesleriyle Uçhisar, Kapadokya’nın unutulmaz deneyim noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Ortahisar Cittaslow ile dünya sahnesinde

Ortahisar beldesi, uluslararası arenada tarihi bir başarıya imza attı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi Toplantısı’nda alınan kararla Ortahisar, 84,74 puanla Cittaslow ağına katılarak Türkiye’nin 31. üyesi oldu. Belde statüsünde bu unvana sahip olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Ortahisar, küçük ölçekli kentlerin de sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanında dünya standartlarına ulaşabileceğini kanıtladı. Bu gelişmeyle Ortahisar, Kapadokya bölgesinde turizmde markalaşma yolunda önemli bir adım attı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.