Çanakkale’nin zeytinyağı dünya sahnesinde: Ninurta dünya altıncısı
BİROL GÜNGÖRDÜ – BHA
Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Alemşah köyünde NİNURTA ev sahipliğinde gerçekleştirilen hasat şenliği, zeytinin, emeğin ve yerel kültürün etrafında şekillenen özel bir buluşmaya sahne oldu. Yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, iş insanları, zeytin üreticileri ve bölge halkının katılımıyla düzenlenen etkinlikte; modern tarım teknolojileri, nitelikli zeytinyağı üretimi, gastronomi ve sağlıklı yaşam bir araya geldi.
_google_ers_1791985926.jpeg)
Şenliğe Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, Bayramiç Belediye Başkanı Hasan Cem Atılgan , Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. R.Cüneyt Eroğlu ve Ezine İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Bilir başta olmak üzere yerel yönetim, kamu kurumları ve akademi temsilcileri katıldı. İş dünyasından isimlerin, bölgedeki zeytin üreticilerinin ve çok sayıda vatandaşın da yer aldığı etkinlik, yerel üretimin farklı kesimleri bir araya getiren ortak bir değer olduğunu ortaya koydu.
Yağmur Tarım Organik Ürünler A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Ninurta, modern üretim altyapısını geleneksel zeytincilik kültürüyle buluşturan yaklaşımını katılımcılarla paylaşırken, Çanakkale’nin tarımsal potansiyeline ve Türkiye’nin zeytinyağındaki uluslararası konumuna katkı sunma vizyonunu da ortaya koydu.
Uluslararası Başarı: EVOO World Ranking’de Dünya Altıncılığı
Ninurta, uluslararası zeytinyağı yarışmalarında elde ettiği 150’yi aşkın ödülle Kuzey Ege’nin üretim değerlerini dünya sahnesine taşıyor. EVOO World Ranking tarafından yayımlanan 2025 üretici/şirket sıralamasında dünya altıncısı olarak yer alan marka, aynı yıl 12 uluslararası yarışmada toplam 82 ödül kazandı. Bu başarı, Ninurta’nın kalite odaklı üretim anlayışının ve uluslararası yarışmalardaki istikrarlı performansının önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Erken hasat, hızlı işleme ve kontrollü üretim süreçlerini merkeze alan Ninurta, farklı zeytin çeşitlerinden elde ettiği ürünlerle Kuzey Ege’nin karakteristik aroma ve lezzetlerini uluslararası tüketicilerle buluşturmayı hedefliyor. Şirket, yarışmalarda elde ettiği başarıları yalnızca bir marka kazanımı olarak değil, Türkiye’nin zeytinyağı üretimindeki potansiyelini dünyaya tanıtmanın bir parçası olarak değerlendiriyor.
“Bu Toprakların Değerini Geleceğe Taşımak İstiyoruz”
Hasat şenliğinde Ninurta Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Turfanda ve Genel Müdür Burak Öztürk, şirketin vizyonuna ve bölgeye yaptığı yatırımın önemine ilişkin konuşmalar gerçekleştirdi.
Zekeriya Turfanda, Ninurta’nın hedefinin yalnızca nitelikli zeytinyağı üretmekle sınırlı olmadığını; modern tarım uygulamalarıyla Türkiye’nin üretim gücünü geliştirmek, katma değer yaratmak ve ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak olduğunu vurguladı. Turfanda, kalite, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının şirketin temel öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerini anlattı ve Geyikli Bölgesinin zeytin cindi olan gelin parmağının kültürümüz ve bölge için önemini vurguladı.
Başkan Turfanda konuşmasında şunları söyledi;
“Bugün burada yalnızca bir hasadın sevincini paylaşmak için değil, emeğin, sabrın, inancın ve toprağa duyduğumuz sevginin karşılığını birlikte görmek için buluştuk.
MAANAA ailemiz ve Takım arkadaşlarımızla İki yıl önce bu topraklara ilk fidanlarımızı dikerken güçlü bir inancımız vardı. Bu ülkenin toprağı; doğru bilgi, derin tecrübe ve büyük bir özenle işlendiğinde dünyanın en kaliteli ürünlerini verebilir. Ninurta’yı bu inançla kurduk. Sümerlerden bu güne Mezopotamya’dan Troya’ya uzanan kadim tarım kültürümüzü çağdaş üretim anlayışıyla buluşturmak ve ülkemizin adını kalitesiyle, güvenilirliğiyle dünyaya taşıyan kalıcı bir marka oluşturmak üzere yola çıktık. Bugün burada gördüğünüz her ağaçta, her zeytinde ve her damla üründe bu inancın izleri var. Bu bahçenin her karışında büyük bir emek, uzun bir sabır ve sarsılmaz bir cesaret kararlılık var.
Etraftaki Granit kayalardan oluşan onlarca tepeleri iş makinelerimizle kırıp bu zorlu araziyi yaklaşık 100 bin ağacın kök saldığı, üretimin ve umudun yeşerdiği bu güzel bahçeye bir esere dönüştürdük. Bugün bu ağaçların her biri, kaz dağlarından egeden esen rüzgarlara daha bir dirençli doğayla uyumlu, kaliteli üretimin, sağlıklı gıdanın ve yaşanabilir bir geleceğin simgesi. Diliyoruz ki bu topraklardan elde edilen zeytin yalnızca bugün sofralara lezzet katmasın. Burada ortaya koyduğumuz eser yıllar nesiller boyu da yaşamaya devam etsin, üretmek ve doğayı korumak isteyen herkese ilham versin.
Bugün bu bahçede modern makinelerle hasat yapıldığını görmek, yaşadığımız tüm zorlukları anlamlı kılıyor. Dileriz bu yolculuk, bölgemizde üretmek isteyen herkese umut ve cesaret verir.
Ninurta’da hedefimiz açık, inancımız tamdır. Kaliteyi her yıl yükseltmek. Dünya üreticileriyle aynı sahnede yarışmak. Türkiye’nin değerini dünya sofralarına taşımak. Kaz Dağları’nı koruyarak sürdürülebilir üretimi büyütmek. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya katkı sunmak. Gelecek nesillere nefes alıp nefes veren bir dünya yaşayan bir miras bırakmak. Bunu; toprağa iyi bakarak, doğanın dengesini gözeterek, bilime kulak vererek, tecrübeyi yenilikle buluşturarak ve üretimin her aşamasına aynı özenle yaklaşarak başaracağımıza inanıyoruz.
Bir ağaç dikmek, yalnızca toprağa bir fidan bırakmak değildir. Zeytinin çekirdeği, biyokütle yakıtı olarak ısı ve elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Buradaki 100 bin Zeytin ağacı, atmosferdeki karbondioksiti yakalayarak önemli bir karbon yutağı görevi görür ve iklim kriziyle mücadelede eder. Ülkemizde Dünyamızda sürdürülebilir tarımın en güçlü araçlarından biri Zeytindir. Kuraklığın küresel iklim krizinin en etkili ilacıdır. Geleceğe emek vermek, zamana güvenmek ve yarınlara umut bırakmaktır. Bir ağacı yaşatmak ise doğayı, insanı insanlığı yaşatmaktır. Bu topraklarda kök salan her ağacın, ülkemizin geleceğine uzanan güçlü bir dal olduğuna inanıyoruz.
Bugün burada yalnızca bir hasadı başlatmıyoruz, emeğin karşılığını, toprağın bereketini ve geleceğe duyduğumuz inancı kutluyoruz. Bu bahçeden esen rüzgar yükselen ağaçlar bizlere Ninurta’nın hikâyesini anlatıyor. Zorluklara rağmen vazgeçmemeyi, toprağa güvenmeyi, doğayla birlikte üretmeyi ve geleceğe umutla bırakmayı.”
Aslen Geyikli olan ve çocukluğunu zeytin kültürünün içinde geçiren Ninurta Genel Müdürü Burak Öztürk ise bölgede hayata geçirilen yatırımdan duyduğu gururu dile getirdi. Bu toprakların bir evladı olarak zeytinle büyüdüğünü belirten Öztürk, bölgenin doğal ve kültürel mirasını çağdaş üretim anlayışıyla geleceğe taşımanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Öztürk konuşmasında şunları söyledi;
“Bugün bu kürsüde RAM Gayrimenkul’ün Yönetim Kurulu Üyesi ve Ninurta’nın Genel Müdürü olarak duruyorum. Ama izninizle sözlerime bu toprakların bir evladı olarak başlamak istiyorum. Ben anne tarafımdan da baba tarafımdan da Çanakkaleliyim. Baba tarafım, 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Bulgaristan’dan göç edip eski adı Aktepe olan Mecidiye köyüne yerleşmiş. Yurdunu geride bırakan o insanlar, bu topraklarda yeniden kök salmayı zeytinle öğrenmiş. Geyikli’de bugün hâlâ meyve veren pek çok zeytin ağacını dedelerim, ailem dikti. Yani ben bugün burada yalnızca bir hasadı değil, bir mirası kutluyorum. Zeytin benim için bir iş konusu değil; bir gönül meselesi.
Yıllarca bir şey içimi acıttı. Bu bölge dünyanın en iyi zeytinlerinden bazılarını yetiştirdi; ama üreticimiz emeğini dökme yağ olarak sattı ve o yağ başka ülkelerin şişelerinde dünya raflarına çıktı. Toprak bizimdi, emek bizimdi; ama isim ve katma değer İspanyol’un, İtalyan’ındı. Ninurta benim için tam da bu yüzden bir şirketten fazlası. Bu haksızlığa verilmiş bir cevap; bir anlamda bu topraklara karşı üstlendiğimiz bir sosyal sorumluluk. Ve bugün, bu cevabın dünyada karşılık bulduğunu gururla söyleyebilirim.
Uluslararası yarışmaların sonuçlarını derleyen EVOO World Ranking’e göre Ninurta, bir yıl içinde dünyanın en çok ödül alan üreticileri arasında dokuzunculuktan altıncılığa yükseldi. Yalnızca 2025 yılında on iki uluslararası yarışmada seksen iki ödül kazandık. Bugün dünyanın en çok ödül alan yüz zeytinyağından altısı Ninurta imzası taşıyor. Türkiye 2025’te de zeytinyağında dünya üçüncülüğünü korudu ve sekiz yüz yirmi iki uluslararası ödül kazandı. Bu ödüllerin her onundan biri Ninurta’nın.
Bu ödüllerin arkasındaki en büyük emek, Birsen Pehlivan Hocamıza ait. Ninurta’nın kalitesini bilgisi ve titizliğiyle dünya sahnesine o taşıdı. Kendisini alkışlarınızla onurlandırmak istiyorum. Bu ödüller tek bir markanın değil, Bayramiç, Ayvalık ve Geyikli üçgeninin, Kaz Dağları’nın serin gecelerini Ege’nin güneşiyle buluşturan bu eşsiz iklimin başarısıdır. Bu başarıyla zeytinimiz artık isimsiz bir hammadde olarak değil, kökeni ve adıyla tanınacak; değer bu topraklarda kalacak. Kalite büyüdükçe istihdam, gastronomi ve tarım turizmi de Çanakkale’ye gelecek. Gençlerimiz ve kadınlarımız geleceklerini başka şehirlerde değil, kendi topraklarında kuracak.
Hedefimiz çok net: Ninurta’yı dünyanın en seçkin restoranlarının masalarına taşımak. Paris’te, Londra’da, New York’ta, Tokyo’da bir şef tabağa Ninurta’yı gezdirdiğinde, o şişeyle birlikte Çanakkale’nin adı da o masaya oturacak.”
“Topraktan Masaya”: Ninurta Zeytinyağıyla Gastronomi Buluşması
Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri, Şef Maria Ekmekçioğlu’nun sunumuyla gerçekleştirilen “Topraktan Masaya” temalı gastronomi buluşması oldu.
Yemek yarışmasında 15 katılımcı, Ninurta zeytinyağını kullanarak özgün yemekler hazırladı. Yarışmanın jüri üyeleri arasında Mutfak Dostları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Milliyet Gazetesi Gastronomi Yazarı Zeynep Kakınç, Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerini anlattı ve Geyikli Bölgesinin zeytin cinsi olan gelin parmağının kültürümüz ve bölge için önemini vurguladı. Zeytin ve zeytinyağı üretiminin ülkemiz için önemine dikkat çekerek, bu layıkıyla yapacak yatırımcıların önemini vurguladı.
Kendisi de bir Mutfak Dostları Derneği üyesi olan Şef Maria Ekmekçioğlu, zeytinyağının mutfak kültüründeki yeri ve nitelikli ürünlerin gastronomiye katkısını ön plana çıkarttı ve zeytinyağlı salatalarıyla güne önemli bir anlam kattı. Yarışma, yerel ürünlerin yaratıcı mutfak uygulamalarıyla buluşmasını sağlarken zeytinyağının sofralardaki değerine de dikkat çekti.
Zeytinyağı Tadımı ve Sağlıklı Yaşam Söyleşisi
Program kapsamında Zeytinyağı Uzmanı Birsen Can rehberliğinde tadım etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara zeytinyağının duyusal özellikleri, aroma profilleri ve kalite kriterleri hakkında teknik bilgiler aktarıldı.
Sağlık odaklı oturumda ise Kalp ve Damar Cerrahı Dr. Vedat Sayer söz aldı. Dr. Sayer, kardiyovasküler sağlık açısından beslenmenin rolünü değerlendirerek zeytinyağının dengeli beslenmedeki önemine ilişkin bilimsel verileri paylaştı.
800 Dönümlük Alanda Makineli Üretim Altyapısı
Ninurta, Çanakkale’nin Alemşah–Geyikli hattında yaklaşık 800 dönümlük arazide zeytin ve badem üretimini modern tarım teknikleriyle sürdürüyor. Altyapı ve arazi düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından devreye alınan parselde, makineli hasada uygun bahçe mimarisi uygulandı.
Yeni nesil hasat makinelerinin kullanımıyla hasat sürecinin kısaltılması, iş gücü verimliliğinin artırılması ve ürünlerin doğru zamanda toplanarak besin değerinin korunması hedefleniyor. Şirket, erken hasat ve sıkım süreçlerini eşzamanlı yürüterek kalite kontrol standartlarını sağlamayı amaçlıyor.
Yerel Yönetimler ve Üreticiler Bir Araya Geldi
Alemşah’taki hasat etkinliği; yerel yönetimler, üniversite temsilcileri, sektör paydaşları ve bölge üreticilerini bir araya getirdi. Hasat uygulamaları, gastronomi yarışması, tadım seansları ve panel programıyla tamamlanan organizasyonda, bölgedeki zeytincilik potansiyelinin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması hedefleri masaya yatırıldı.



















_google_ers_1791987542.jpeg)
_google_ers_1791987559.jpeg)
_google_ers_1791987568.jpeg)
_google_ers_1791987577.jpeg)
_google_ers_1791987585.jpeg)